Solo, Surakarta’dan Bromo Dagi’na

Endonezya’ya vardığımdan beri soğuk algınlığı yaşadığım için Yogyakarta şehrinden Solo’ya dört gün önce gelmiş ve burada Couchsurfing sayfasından bulduğum evsahibinde kalmıştım. Dün Purwosari tren istasyonuna gidip, bu sabah için 07:55 Probolinggo Economy biletimi almıştım. Sabah 6:00 da kalkıp son hazırlıklarımı yaptıktan sonra saat 07:10 sa Gojek aplikasyonundan tren istasyonu için mototaksi istedim. Beş dakika olmadan kapıya gelmişti evin sahibi Endang ın babası ile vedalaştım. Büyük sırt çantasını sırtkma diğer küçüğü de sürücüye verdim. Ücret 2,4 km için 5.000 INR. 50 Cent bile degil. Siz siz olun Endonezya ya gelmeden bu aplikasyonu yükleyin.Trafik oldukça rahattı ve kısa sürede istasyona vardık. Endonezya da tren bileti aldıktan sonra boarding pass almanız gerekiyor. Boarding pass alıp bekleme kısmına geçtim. Jakarta da yaşadığım olumsuzluktan sonra artık tren konusunda güven kazanmaya başladım. Economy trenleri oldukça rahatsız, koltuklar hiç ergonomik degil ama bundan sonraki tren daha geç vardığı için bu trenden almak zorunda kaldım. Tren bileti 94.000 INR.

Yaklaşık 8 saatlik bir yolculuğun ardından Probolinggo’ya vardım. Trenden indiğimde tur bekleyen acentalar gördüm. CeboroLawang için 50.000 fiyat verdi. Ben minibus ile gitmeyi planladığımdan hemen istasyon önüne çıkıp terminale giden minibuslara bindim. Sadece braz şehri dolaşmış olduk. Terminalin dışında bekleyen minibusların önünde bekleyenler vardı. Burada Bromo otobüsleri 15 kişi dolana kadar bekliyormuş, gelmeyince farkı siz karşılayın diyorlar. Toplam 7 kişiydik ve gelen giden yoktu. Tren istasyonunda binmediğime pişman oldum. Artık süre uzayınca rn iuisi buradan uzaklaşalım orada durduğumuz sürece diğer otobüsler teklif veremiyordu.Duraktan ayrılmamızla peşimizden bitileri geldi ve kişi vaşı 45.000 teklif ettiler. Anlaştik ve Bromo’ya dogru yola çiktik. Yol 25 km ama oldukça virajli dik bir yol. Bromo sa en tepeye kadar geldik. Benim rezervasyonum yoktu. Yog Homestay de yer sordum. 150.00 0 dedi sonra biraz araştirdim.ve fiyatlarin yuksek oldugunu gordum.Geri donup 120.000 teklif ettim, kabu ettiler. Bir oda duble bir yatak ve battaniyeden oluşuyor. Hava oldukça soguk daģ havasi. Karşida yer alan.lokantada bir şeyler yedikten sonra saati 03:00 kurup, 21:0de uyudum. Sabah uyanmasi çok zor olmadi. Hemen uzerimi sıkıca giyinip uola çīktīm. Guneşin doğuşunu izlemek için bir saatlik yolum vardı. Dişari çiktigimda yürüyüşe başlayan bir çift ile karşilaştim onlarin.peşi sira ana yolu takip ettim. Karanlik olmasina ragmrn.işik açmadan yuruyebiliyordum. Birazdan jeepler geçmeye bașladı. Jeeplerin biraktigi noktada katircilar ve at lilar devreliyordu. Zaten sonra da merdivenler başladi. Tam bir saatte manzara noktasına ulaşmiştim.Durdugum anda soguk etkisini göstermeye başladi. Yarim saatlik bekleme süreci başladi. Güneş 05:00 de yükselmeye başladı hava bulutlu oldugu için biraz parçaliydi. Ilk önce hava karanlık oldugu icin bir göl var zannettim. Sanki içinden ışıklar hareket ediyordu, onlar da tekneler diye duşundum. Daha sonra bulutlarin aşagi çökmüş oldugunu anladīm. Bir saat orada kaldiktan sonra dönüşe geçtim. Giderken fark edemedigim tarlalar gôz kamaştiriyordu. Soğan ve lahana tarlalar.

Otele dönüp hemen dinlenmek istedim sulfur kokusunu her yerde hissediyordum. Üç saat kadar uyuduktan sonra bir anda ne yapacaģim.telaşına dúştum. Burada her şey yavaş ve ulaşim da çok zordu. Volkanda yüruyum dedim ama giriş ucreti 220.000 ve hava da kötu olunca vazgeçtim. Durağa gelince minibüs ayni 15 kişiyi bekliyordu. Çaresiz beklemeye başladık. Sonra 5 kişi gelince ucret olarak tum parayi 5 kisiye paylasmak istedi ben de kabul etmeyip beklemeye basladim ve aniden gokten sagnak seklinde yagmur bastirdi. ulasimin oldukca ender oldugu dag basindaydim ve ogleden sonraydi.bekle bekle zaman gecmek bilmiyordu artik umidimi kaybetmisken pikap kamyonet bir araba durdu ve ucret karsiliginda beni sehre birakabilecegini soyledi ben de kabul ettim. yol boyunca el kaldiran koyluleri kamyonetin arkasina aldi ve inerken hepsi bir miktar para verdiler. Fakirligin oldugu yerde ucretsiz yardim almak imkansizdi. Surucu beni otogara birakti. bali ye gitmek istiyordum oldukca yorgun hissediyordum.  Bali otobusleri aksam kalkiyordu. Hava oldukca sicakti acentadanin arkasinda ustumu degistirdim. Dag oldukca soguk oldugu icin uzerimde kalin giysiler vardi. Orada wifi baglantisi da olunca acentada oturup vakit gecirmeye basladim. Otobus kalkis saati gelince bilet aldigim otobusun terminale girmeyecegini ogrendim. Acenta sahibi beni anayola birakacakti. Genelde turist muamelesi heryerde karsima cikiyordu. caresiz adamin motorunun arkasina binip ana yola gittim.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s