Isla del Sol, Copacabana, Bolivya

04 Şubat Copacabana, Bolivya

Sabah 07:00 de saatin alarmı çalınca, bir an nerede olduğumu hatırlamaya çalıştım. Dün akşam Copacabana’ya varmıştım. Hemen sırt çantamı depoya koyup, kahvaltı olarak da iki muz yedikten sonra yanıma küçük bir sırt çantası, uyku tulumu ve matımı alarak kendimi sabağın serinliğine bıraktım. Sokaklar da değişik bir koku vardı. Tabii o kadar temiz olmadığı kesin. Meydanda kilisenin yanından geçerek kendimi hafif meyilli yokuş aşağı bıraktım. Turistik dükkanlar yeni yeni kepenklerini açmaya başlamışlardı. Iskeleye varana kadar yol boyunca satıcılar tekne bileti satmaya çalışıyordu. Iskele’de kuzey kuzey diye bağırdıklarını duyunca, bu adanın bir de güneyi olduğunun farkına vardım. Sonra bir haritadan inceledik, güney daha yakın, kuzey daha uzak ve adanın plajını ve güneş tapınağı ve enerji merkezi kutsal kayayı kapsayan tarihi kalıntıları kapsıyor. Kararımı verip 20 solese tek yön bilet aldım. Bu arada akşam festivalde tanıştığımız arjantinli çocuklar ortada görünmeyince tekneye bindim. Hemen üst kata çıkıp, köşede bir yere oturdum. Teknenin hareket etmesiyle şiddetli bir rüzgar oldu ve hemen montumu giydim. Sonra yanımda oturan avrupalı havası olan adının Stephan olduğunu öğreneceğim erkekle konuşmaya başladık. Belçikalıymış. Peru’ya iki aylığına gelmiş. Daha çok Urubamba kutsal vadide kalmış. Tabii Peru’nun özellikle kutsal vadinin çok turist almasının diğer sebebi de Ayahuasca seremonileri. O da hayatında iş ile ilgili kararlar için gelmiş. Bir türlü ne iş yaptığımı öğrenemedim o başka. Neyse düzgün birine benziyordu. Yol boyunca sohbet ettik. Tekne ilk önce güneyde yolcularını indirdikten sonra yola devam etti.

Yaklaşık 2,5 saatte adanın kuzeyine vardık. Tekneden inince gece konaklamayı çözmek için hostal aramaya başladık. Zaten iskeleye gelenler vardı. Bir kaçına baktık genelde banyolu olursa BS 100 oda fiyatı, banyosuz 60 Bs. Plaja doğru yürüdük bu arada Stephan tüm eşyasını getirmiş büyük bir sırt çantası var. Yükü ağır da olunca bir an önce karar verelim dedik. Küçük bir sokakdan geçerken gezgin genç kızlar bir hostelden çıkıyorlardı sorduk, “memnun kaldınız mı”. Kişi başı Bs 25 imiş. Bayağı uygun geldi odaya da bakınca beğendik. Tabii buralarda hostel olmayınca bir anda aynı odada kalmaya karar vermiş olduk.

Titicaca gölünün 3.850 mt’de yer alması ve rüzgar tekne faktörlerini ortaya koyunca yorgun olduğuma karar verdim. Bir saat kestirdikten sonra öğle yemeği için sahile geçtik. Lokantaların bir çoğu aktif görünmüyordu. Açık olan bir tanesinde BS 25 öğle menüsü çorba, trucha pilav seçeneğine karar kıldık. Yemekten sonra da yürüyüşe başladık. Patikayı takip edince tarihi kalıntılar için girişin bulunduğu yerde BS 15 vererek bilet aldık. Daha sonra 1,5 saat yokuş yukarı yürüyüşe başladık. Kah oturup Titicaca gölü, gökyüzü ile bulutların birleşimini hayranlıkla seyrettik. Yol boyunca değişik kaya tipleri göze çarpıyordu. Hatta aynı tepe üzerinde.değişik kaya toprak tipleri vardı. Hatta kayada patika oluşumu su akıntısıyla oluşuma benziyordu ama nehir şelale gibi bir su kaynağı da yoktu.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s