02 Nisan 2018, Kota Kinabalu

Kısa Ozet

Malezya’ya ait Borneo Adasında yer ala Kota Kinabolu şehrindeyim. Birkaç gün merkezde kaldıktan sonra oldukça meşhur olan milli parkına geldim.

 

Bugün Kota Kinabolu Milli Park’ına gitmeye karar verdim. Sabah erken çıkma âdetim olmadığından hostelden ayrılışım öğleni buldu. Bu arada para çekmek gerektiğini hatırladım. Hostelden çıkınca doğru bankaların olduğu caddeye yürüdüm. ATM karımda maalesef fazla para yokmuş, sadece çekebildiğim 200 MYR parasını çekip, hostelin olduğu caddede sola yukarı yürüyüp Airport Bus shuttle durağını geçtikten sonra minibüs durağını buldum. Üzerinde milli park yazmıyor, Renau’ya giderken milli park önünde duruyor. Minibüs tam dolmamıştı. Koşa koşa su alıp geldim. Sonra beklemeye başladık. Birazdan minibüs değnekçisi para toplamaya geldi. Ücret 20 MYR, bana 25 dedi. Bende niye diye sorunca çantayı gösterdi. O zaman kucağıma alırım dedim ve sırt çantamı kaptığım gibi kucağıma aldım. Birazdan dolunca adam geldi şimdi koyabilirsin yere dedi. Neyse turist muamelesi her yerde var. Hareket etmemizle virajlı bir yola girdik. Yol sağa sola kıvrıldıkça Kota Kinabalu şehrine yukardan bakıp, uzaklaşmaya başladık. Her taraf yeşil ve yeşil, adanın iç kısımları jungle. Bir süre sonra başım düşmeye başladı. İki saatte milli park kapısına geldik. Minibüsten İner inmez kalacağım Jungle Jack hosteli sorayım dedim. Benimle inen genç parkın karşısında Lodge da kalıyormuş. Hemen oraya geçip sordum. 52 MYR, ama yemek yokmuş hem de çok dolu. Birinci plana geri döndüm, Jungle Jack nerede diye sordum. Hemen geriye KK a doğru 100 m. yürüdüm. İçeri doğru J.J. Kabin i gördüm. Biraz derme çatma yapılmış bir de iki kat çıkmışlar. Beni orada gönüllü çalışan bir kız karşıladı. Kazakistanlıymış. Fransız sevgilisi ile kalıyorlarmış. Kalacağım oda üst katta yer alıyormuş sohbet ederken odayı bana gösterdi. Tüm yataklar boş. Grup dağa çıkmaya gitmiş. Dışarıdan merdivenle çıkılıyor ve odanın önünde yer alan balkon ile birleşiyor. Harika bir manzara var. Kendimi yatağa attım. Virajlı yol yormuştu. Dağ havası da uyku haline geçişi kolaylaştırdı. Saat 16.00 artık milli parkı keşfedeyim dedim. Gişede kimseyi görmedim. Sonra görevli sandığım bir adama “shortwalk”

Neyse ki giriş parası vermeden bir saat keşif gezisi yaptım. Millî park daha çok otellerin, hostellerin restoranların yer aldığı bir yer olmuş. Gecelik fiyatlar 500 Ringitden başlıyor. Niye bu kadar pahalı olduğunu anlayabilmiş değilim. Ofiste çalışan kızla konuştuk, tüm otellerin satışı bir firmaya aitmiş. Dünyanın her yerinde sistem aynı şekilde çalışıyor. Yürürken park görevlileri ile karşılaştık, ilk defa bir türkü milli parkta gördüklerini söyleyip fotoğraf çekelim dediler. Hava kararmaya başladığı için iki saat içinde hostelime geri döndüm. Dönerken, dağ arka planda kendini gösterdi. Hostelin sahibi Jack gelmişti biraz sohbet ettik, bu arada yemek de hazırlandı. Burada konaklama için verdiğim 55 MYR ücrete öğle ve akşam yemekleri dahildi. Çok güzel sebze yemekleri olunca bir anda gözüm açıldı. Akşam yapılacak bir şey olmayınca gecenin sessizliğine bıraktım kendimi. Odada benden başka kalan yoktu. Dağ soğuğu kendini hissettirmeye başladı. Üzerime iki yorgan çekip bir yandan yıldızları seyrettim. Gece yarısına çok zaman kala uyumuşum. Sabah cıvıl cıvıl kuş seslerini ile gözlerimi açtım.