Palenque, Meksika.       Sakin Bir Günün Ardından

24 Mayıs 2017, Palenque, Meksika

Hostelde ve Palenque’de 4.günüm. Hostel Yaxkin’de kalıyorum. Hostelde tanıştığım bir çiftten, üç gece kalırsan 4.gecenin bedava olduğunu öğrenince bir gün daha kalmış oldum. Sabah kahvaltıyı bahçed, önce avena ve meyva, daha sonra peynirli tortilla ve kahve ile kahvaltımı yaptıktan sonra koşturarak check out için çantamı topladım. Şöyle dinleneyim sonra Cascadas de Reina’ya giderim dedim. Arjantinli çift yanımdaki masada oturuyordu. Giselle de müzik aleti charango çalıyordu. 

Birlikte 2,5 yıldır seyahat ediyorlarmış. Sevgilisi 15 yıldır seyahat ediyor. Seyahat ederken müzik yapıyorlar şarkı söylüyorlar. Biraz sonra romanyalı ve slovakyalı kızlar geldi. Romanyalı kız müzik ile uğrsşıyormuş. H er mdn charangoyu aldı çalmaya başladı. Daha önce Türkiye’ye müzik aleti almaya gelmiş. Bir ud ve başka müzik aletleri almış. Sonra da fransız bir kız geldi oturdu. Öğle yemeği hazırlamış bir yandan yerken konuşmaya başladık. Bir ara gitar da geldi, müzik aletleri bir ondan bir buna masada tur attı. Yavaş yavaş herkes dağılmaya başladı kafamı kaldırdığımda arjantinli çift vedalaşmaya gelmişti. Madada iki kız kaldık. Audrey fransız ve uzun süredir seyahat ediyor. Konuşmaya başladık. Masaya ilk geldiğinde sakinliğinden uzun süredir seyahat ettiğini anladım. Anlatmaya başladı, aslında seyahate başladığında ne kadar sabırsız olduğunu zamanla sakinleştiğini.. Ailede yaşanan ölümlerle hep geri döndüğünü. Benimkine benzer o da seyahat edip, 2 veya 3 aylığına dönüyor. Müzikden konuşmaya başladık. Ona da sorunca müzik aleti çalıp çalmadığını gözlerinde bir ışıkla yanıtladı “Violin” Çok büyük olduğu için taşıyamıyorum diye ekledi. Tabii kendine benzer yapıda birisini bulmak zor. O yüzden bu zamanı değerlendirmek istiyorum. Sohbetin akışına bıraktık lendimizi, konuşacak çok konu var. Artık geç olduğunu fark edince kalktım, vedalaştık. Sonra minibüse binip, milli parka gittim şelale için, ama saat 16:30 olmuştu. 

Oradakilere sorunca 16:30 da kapandığını söylediler. Hiç olmazsa kapıya kadar yürümek istedim. Kuşlar cıvıl cıvıl. Yoldan geçen tek tük araba dışında doğa sesini haykırıyordu. 



Yapraklar arabaların rüzgarıyla sarsılıyor, tekrar kendilerine gelmeye çslışıyorlardı. Tek tük aklıma geçmişin izleri yansısa da, çoğunlukşa şimdiki zamanda kalmaya devam ettim. Kapıya geldiğimde, yolun sağında kalan El Panchan’ı keşfetmeye karar verdim. 


Kısa bir giriş yapıp, geri dönüp yoldan geçen minübüse el kaldırdım. Oradan koşarak arabaya binip uzaklaştım. 

İlginç olan minübüsde herkes televizyonda film izliyordu. 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s