Puno, Titicaca Gölü, Isla de Uros

1 Şubat Çarşamba, Calca-Cuzco, PERU
Yaklaşık bir aydır vakit geçirdiğim Kutsal vadi’den ayrılmaya karar veriyorum. Kutsal vadi’nin büyüleyici bir havası var. Hergün bir gün daha diyerek zamana kendimi kaptırdım. Çarşamba günü Vamoss evinde birlikte kaldığımız Katherina ile birlikte Puno’ya gitmeye karar veriyoruz. Gece 22:00’de Cuzco’dan otobüs varmış.Yolculuk 7 saat sürdüğü için sabaha Puno’da oluruz diye karar verdik. Katherina Puno’dan Copacabana’ya devam edecek.Akşam 20:00 gibi Cuzco Terminaline vardık. Fiyat araştırması yaptıktan sonra 30 Solese San Luis gibi bir firmadan bilet aldık. Diğer firmalar 50 Solese satıyorlardı. Terminal’in her taraftan çıkışı var ve oldukça serin ve rüzgar akışı var. Saat 22:00 de kendimizi otobüse atıp, koltuğa yayıldık. Geceyi uyuklsyarak geçirdik. Peru’da otobüsler çift katlı Arjantin’de olduğu gibi. Genelde alt katlarda daha az koltuk olduğu için daha konforlu ve pahalı oluyor. Bizim yerimiz daha ekonomik olan üst katta idi. Sabahın ilk ışıkları ile Puno’ya vardık. Saatimiz 05:30 idi. Katherina saat 06:00 Copacabana bileti aldıktan sonra teröinaşde biraz dinlendikten sonra 06:30 gibi hostelimi bulmak üzere yola çıktım. Maps.me haritaya göre 3 km mesafe görünüyordu. Mototaksiler 5 soles olduğunu söyleyince hadi biraz sabah yürüyüşü deneyeyim dedim. Sabahın ilk saatlerinde şehirlerin sakin bir havası oluyor. Sokaklarda üç beş insan kalabalığı, kepenkleri kapalı dükkanlar. Ve şehirlerin kirli bir havası, geceden temizlenmemiş sokaklar. 2 km sonra Plaza de Arma’ya varıyorum. Güneş kiliseyi ışıkları ile sarmış. Yarım saat Plazada kendimi şehrin havasına bırakıyorum. Yeni bir gün, yeni bir şehir. Şehri hissetmek.. Yoluma devam ediyorum ağır ağır, çünki artık yokuş yukarı çıkmam gerekiyor. Yol ortasında kahvaltı satan kadınlardan bir bardak maca ile peynirli ekmek alıyorum. Ve enerji aldıktan sonra yokuşu çıkıyorum. Hostel seçimim gerçekten kötü olmuş. Booking de olduğu için rezervasyon yaptırdım. Ama Peru’da Hostelworld kullanmak daha iyi olacak. Pumabackpacker Hostel. Sadece 2 kişiden ibaret. Frida isimli bir bayan. Neyse ki sabah vardığım zaman yatağımı gösterdikleri için dinlenme fırsatım oldu. Girişte Titicaca gölü için tur satın aldım. 45 solesden başlayıp, 25 solese satın aldım ama tura gittiğimde herkesin 15 solese aldığını görecektim. Saat 11:00 gibi uyanıp, hemen sıcak bir duş aldıktan sonra, hostele bakındım benden başka yaşam belirtisi yoktu. Saat 11:50 de kapının önünde beklemeye başladım zira beni kapıdan alacaklarını söylemişti Frida. Bir kaç dakika sonra bir araba grldi ama Natalie diye bir isim vermişler. Başka kimsenin olmadığı kanaatine varınca yola çıktık. Liman’a vardık orada bir rehber beni karşıladı ve teknelerin olduğu iskeleye doğru yürüdük. Iskelede Peru’lu çocuklu bir aile de bekliyordu. Birlikte tekneye ilk binip ön sıralara oturduk. Biraz sonra aile bana kendi patates çipslerinden ikram ettiler. Ayrı bir torbaya koymuşlar. Tekne dolunca yola çıktık. Rehber bize gideceğim ada ve Titicaca gölü hakkında bilgi verdi. Titicaca gölü dünyanın en yüksek gölü olarak kabul ediliyor ve 3.800 mt rakıma sahip. Göl’ü Peru ve Bolivya sınırı ikiye bölüyor. Tekne yol aldıkça sırayla üst kata çıkıp fotoğraf çekip, biraz göl havası aldık.
Daha sonra tekrar içeri girmedim. Dışarıda olan oturma yerlerinde vakit geçirerek adaya vardık. Hava oldukça güneşli idi. Adaya varınca yerli kadınlar trknenin ipini alarak inmemize yardımcı oldular. Daha sonra meydanda bir tahta oturağın üzerinde yarım daire şeklinde oturduk. Önce bize adanın oluşumunu ve yaşam şekillerini anlattılar.
Daha sonra da tüm aile olarak kendilerini tanıttılar. Her aile farklı bir adada yaşıyor.
Daha sonra tek tek elimizden tutarak bizi kulübelerine davet ettiler. Kulübe basit olarak döşenmiş yerde bir yatak ve bir dolabın üzerinde bir televizyon. Elektriği gineş enerjisinden elde ediyorlar.
Her evin önünde bir panel yer alıyor. Birer hatıra fotoğraf çektirdik aile ile birlikte. Tabii kendi el emeklerini satmak istiyorlar. Benim de yanımda 5 soles vardı. Daha sonra kendi yapımları tekne ile 10 soles karşılığı gezintiye çıkardılar.

 Ben ve Perulu bir çift gitmedik. Daha sonra kadınlarla oturduk sohbete başladık.
Türk olduğumu öğrenince dizilerden konu açılıyor. Adada bile yaşansa tv var. Onlar da hayranmış dizilere hatta dizilerde dans eden kadınlarda folklorik ceket görmüşler ondan almak istiyorlarmış. Danslardan folklor ve çiftetelli oldığunu söylefim ve parmaklarını şıklatlamaya çalıştılar bir de örnek çiftetelli gösterince hoşçakal diye uğurladılar. Dünya dönüyor sen ne dersen de.. Ama insan hep aynı 🌎🌍🌎🏠🏡Bir süre sonra diğer grupla karşı kıyıda buluştuk. Bu tip turlarda hiç bir zaman yemek ve servis olmuyor. Karşı kıyıda yemek vb. lokantalar var.
Yarım saatten fazla oyalandıktan sonra yola çıktık. Bu mevsimde oldukça fazla arjantinli turist var.  Akşam 17:00 de turdan döndük. Tekne rehberi herkesi taksiye bindirdi. Şehir içi taksi fiyatı 4 solesmiş. Plaza de Arma’da inip bir şeyler yiyeyim ve de para çekeyim düşündüm. Sokaklarda festival hazırlığı vardı. Peru’da sahil dışında yemek alternatifi pek yok. Polleria’da yedim çeyrek tavuk 15 soles. Daha sonra yavaş yavaş yokuşu çıkarak hostele vardım. Hostelde oldukça az kişi var. Bir Uk, Us ve Kanadalı birer kişi. Klasik gezgin alışkanlığı odada herkes saat 22:00’de uyumuştu. Yeni bir gün için dinlenmeliydik.
2 Şubat Perşembe
Sabah kahvaltı sonrası Copacabana, Bolivya’ya geçmek için toparlanmaya başladım. Titicaca gölü bir kısmı Peru diğer kısmı Bolivya’da. Bolivya’da olan bölümünde Isla del Sol yer alıyor. Ada’nın en önemli özelliği kutsal kaya ve Inka öncesi güneş tapınağının yer alması.bakalım nasıl bir yol olacak

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s