San Agustin, Kolombiya Gizemli Arkeolojik Şehir

 

22 Kasımda Popayán’dan otobüs ile hareket ederek San Agustin şehrine yola çıktım. Kolombiya’da otobüs ile seyahat etmek gerçekten zor. Kolombiya etrafı dağlarla çevrili olduğundan yollar hep virajlı ve çok düzgün değil. Popoyán San Agustin arası yolun büuük çoğunlığunda asfaşt kaplama yok, hayliyle, ortalama hız 30 km yi geçmiyor. Yola çıktık bir süre sonra polisler otobüsü durdurup, arama yaptılar. Pasaport, kimlik ve bagaj araması. Kolombiya’da çok yoğun yaşanan bir olay. Yaklaşık beş saatte San Agustin’e vardık. Akşam 19 civarı şehre vardım. Sırt çantamı alıyordum ki yanımda birisi belirdi. Elinde bir kartvizit rezervasyonum olup olmadığını sordu. Ben de Casa de Nelly diyince elimde ki kartvizitin de aynı olduğunu gördüm. Brnim eşyaları jeepe yükledik doğru hostele gittik. Hostelin rezervasyonunu otobüste telefondan yapmıştım.Casa de Nelly şehirden biraz uzakta yer alıyor. Bahçe içinde güzrl bir ev. Üst katta odalar yer alıyor. İlgili olan kişi Enrique hostele vardığımızda bana yatağımı gösterdi daha sonra hiç bir açıklama yapmadı. Yataklar çok konforlu ve çift kişilik gibi. Bir kaç konuşmada iyi bir izlenim alamadım yöneticiden. Sabah kahvaltım da gecikme olunca ayrılmaya hosteli değiştirmeye karar verdim. Mototaxi çok yaygın San Agustin’de. Binmek istemediğimden diğer hostel La Casa de Françoi’ya kadar yürüdüm. Casa de Françoi biraz tepede yer alıyor ve çok güzel birbahçesi var.

Güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra, San Agustin gezime başladım. Şehirde San Agustin Arkeoloji Müzesine gitmek için program yaptım. Şehirden kalkan otobüsler müzenin önüne kadar götürüyor.San Agustin bir köy ve klasik bir kilise ve inşaat halinde olan bir plaza. Bir ucundan diğerine 15-20 dakikada yürürsünüz.

San Agustin”n özelliği M.ö kolomb döneminden önceye dayanan tarihi heykellerin bulunması.

Parka köyden 1.200 peso vererek gidiliyor. Parkin önünde inip 20.000 cop vererek parka giriş için bir pasaport aldim. Bu pasaport 2 gün için geçerli. İlk önce müze kısmı geziliyor. Daha sonra Mesita A, Mesita B, Mesita C, Alto de lavapatas, fuente de lavapatas, la estación sadece birinci bölüm, ayrıca alto de los idoles ve alto de las piedras. Park oldukça geniş bir alana yer alıyor ve at sırtında veya jeep gezi alternatifleri var.
Unesco 1995 yılında dünya mirası ilan edilmiş. Tabii heykelleri kimlerin yaptığı bilinmiyor. M.ö 1. Ve 8. Yüzyılda ortadan kayboluyorlar.San Agustin Arkeoloji müzesi şehrin deşişik yerlerine yayılmış dini heykelleri kapsıyor.

Burada yakın çevrede olan açık hava müzelerini gezmek için  ya at ile tur ya da jeep turu yapmak gerekiyor. Tur olayını çok sevmemekle birlikte günü daha verimli geçirmek için sabah 09:00 itibariyle tur için hazırdım. 🚙

Bana kalsa saat 11 den önce hazırlanıp çıkamıyorum.

Jeep hostelden gelip alıyor. Ben bindiğimde arabada çek cumhuriyetinden olup, Amerikada oturan bir  bayan vardı. Daha sonra bir italyan çift bindi. Hemen pozitif enerjilerinden etkilendim. Rosanna ve Alberto .. Alberto ön koltuğa, arkada ben Rosanna ve diğer bayan. Kolombiyalı Daniel en arka koltuğa yayıldı. Grup hemen kaynaştı. Bu arada konuşmaya başlayınca Rosanna İtalya’da Trento’ya çok yakın oturuyormuş. Ben de hemen kızım Duygu’nun orda olduğunu  ve Trento’ya gittiğimi anlattım. İlk durağımız Estrecho del Rio Magdalena.. Sağanak halinde yağmur yağmaya başladı.. Kolombiya’da mevsim itibariyle kaçınılmaz. Yağmurda yağmurlukları geçirdik yürümeye başladık. Nehrin kenarına giderken yokuş yukarı dizimin arka kaslarında dinir sıkışması oldu ve dünden beri ara ara sinyal veriyordu.

Ankara’da doktora da görünmüştüm ama çözümleyici olmadı. Sanırım sürekli yürüdüğüm için daha çok pilates gibi spora ihtiyacım var. Jeep parkına doğru yürürken Rosanna sordu. Ben de bacağımın ağrıdığını söyledim. Bana eli ile enerji verebileceğini söyledi. Elini birsüre dizimde tuttu ve bir anda sıcaklık ile farklılık hissettim. Tabii geçmedi daha sonra eşi Alberto’nun bu konuda üst düzeyde enerjisi olduğunu söyledi ve hemen Alberto’ya iletti. Arabada diğer bsyandan rica ettik Alberto ile ben yanyana oturduk.. Yaklaşık 5  dakika sonra bacağımda ki ağrı kesilmişti. Bir sonra ki bir müze Entarramiento Burial ı gezdik. Ve devamında  Alto de los İdolos açık alan müzesine geldik. Daha geniş bir alan ve köyde yer alan  tanrısal heykellerin bir çok değişik versiyonları. Tabii klasik mezarların içindekiler çogunluk Berlin müzesine gitmiş. Bu arada bacağımda ağrı kalmamıştı. Öğlen yemeği molası verdik.  Ben balık tercih ettim 17.000 peso şehre göre pahalı ama servis güzeldi.

Daha sonra yine benzer Alto de Las Piedras müzesi. Tabii heykeller mezarlar bir süre sonra aynı gelmeye başladı. Burayı gezetken ispanyol bir çift ile karşılaştım Türkiye’yi ziyaret etmişler, Kars, Trabzon, Sivas, Urfa, Van, kapadokya, …Anlata anlata bitiremediler. Özellikle türk çayı bir başka dediler.. En güzel tanıtımı gezginler yapıyor. Beraber hatıra fotoğrafı çektirdik. ❤

Daha sonra 2 şelale ziyareti yaptık.

 

Ve  köye döndüğümüzde Rosanna, Alberto ve Daniel ile vedalaştık. Her gün bir hediye ile geliyor. Uzun süredir beni çaresiz bırakan ağrıın tedavisi Allah tarafından bana gönderildi. Alberto şunu ilave etmişti bu enerjiyi evrenden alııyorum ve bu sana değil bana bir hediye.

Hepimiz için evrenden güzel hediyeler enerji gelsin ❤❤❤❤

Hostelde çarşamba günü Kolombiyalı bir oda arkadaşımla tanıştım. Adı Edwin.. O bir mimar, evli eşi ve çocuğu ile Medellinde yaşıyormuş. San Agustin’de bir eko hostel projesi için kaldığını söyledi. Konular yakın ve ilgimi çekti hatta projesini benimle paylaştı.
Ve dün sabah beraber bir kahvaltı hazırladık. Benim çıkında yumurta domates vardı. Onun soğan, mısır, lulu, ekmek ve platano. Güzel soğanlı domatesli mısırlı yumurtayı hazırlarken ben lulu meyvalarını blender yardımıyla meyva suyu hazırlamaya gittim. Kabukları soyulup biraz su ve şeker ilavesiyle hazırlanıyor ama ben şeker koymuyorum. Tabii kahvaltı yedik. Bitti.
Bugün hostelin doğasında dinlenmedeyken .. Edwin istersen köyde öğle yemeğini yiyelim ve daha sonra eko hostel yeni inşaata başlanılmış olan araziye beraber gidelim dedi. Ben de tabii çok memnun oldum.
Vejeteryan menüsü 6.000 peso 6 tl gibi oldukça lezzetliydi. Daha sonra Magdelena Nehri ve kanyonun kenarına konumlanmış araziye yürüdük. Bu nehir Kolombiya’yı dolaşarak kuzeye doğtu gidiyor.

Arazinin yeri çok güzel ve inanılmaz bir manzarası var. Projede şaman kulübeleri modernize edilmiş. Kullanılacak malzeme tabii ki bambu.. Çatı kaplaması palmiye yapraklarından. Brezilyada video ile nasıl yapıldığını paylaşmıştım. Ana binada şömine, kütüphane, tv salonu vb sosyal bir ortam var. Ayrıca çeşitli tipte kulübelerden oluşuyor ayrıca boeling salonu bile var. Havuz, kahve müzesi ve çeşitli olanaklar. Arazide şu an su boruları çekiliyor. Proje inşaatı bir sene sonra bitiyor. Sonra belki yolumuz düşer 😍😍😍

Seyahat güzel süprizlerle dolu 😊 Kolombiyalı mimar arkadaşım San Agustin’de beni yolculadı ve eşyalarımı taşımama yardım etti. Kolombiya daha anlamlı 😊 bir dost kazanınca her yerin değeri daha anlamlı oluyor 😍

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s