Alter do Châo – Santarem -Brasil

9 Temmuz 2016


Belém Santarem arası 3 günlük gemi yolculuğu sonrasında gemi sabah saat 05:00 civarında Santarem’e varıyor. Daha gün aydınlanmadığından görevlilerin yanında güneş doğana kadar bekledim. gemiden Kanadalı Luisa ile indik ama o karanlıkta yürümeyi tercih ettiği için yollarımız ayrıldı. Seyahatlerimde her zaman güvenli seyahat etmeye çalışıyorum. Riske girmenin hiç bir zaman faydası olmuyor. Saat  06:30 gibi Alter do Châo’ya gitmek için durağın nerede olduğunu öğrendikten sonra yavaş yavaş yürümeye başladım. Yolda San Salvador’lu birisine sordum kaçırmamak için, terminale gitmeme gerek yokmuş durak tam Banco do Brasil karşısında durak olduğunu söyledi. On dakika bekledikten sonra otobüs geldi yaklaşık 3 Real gibi. Otobüs çuval çuval yiyeceklerle meyva sebze vb. Çeşitli gıda maddeleri ile doluydu. Otobüste parayı alan kişi bazı restoran veya marketlerin önünde orada bekleyenlere çuvalladı aktarıyordu. Anlaşılan bölgede sebze meyve kıt gibi görünüyordu. Otobüsdekilere hostelin adresini sorunca yardımcı olacaklarını söylediler. Yaklaşık 08:30 gibi Alter do Châo”ya vardık.  5 dakika yürüme mesafesinde duraktan hostele ulaştım. Hostelde Venezuellalı bir genç karşıladı onlarda sevgilisiyle seyahat ediyorlarmış buraya 2 günlüğüne gelmişler daha sonra 3 ay kalmaya karar vermişler. Sevgilisi Uruguay”lı yine başka bir genç de gönüllü çalışıyor sanırım. Biraz konuştuk, kahvaltıyı ücretsiz vermek için biraz mırın kırın etti ama sonra doğum günüm olduğunu öğrenince kahvaltı yapmam için yönlendirdi. Sanırım Brezilyada seyahat etmenin en güzel yanı sabah kahvaltıda tropikal meyve suları taze filtre kahve olması. Benim odamda Sâo Paolo’dan bir erkek ve bir bayan kalıyor, Booking.com dan bayan odası rezervasyonu yapmıştım ama odanın dolu olduğunu söyleyince karışık odayı kabul ettim bir an önce biraz dinlenmek istiyordum.

Klasik pek dinlenmek nasip olmadı hostelde Andrea adında bir bayanla konuştuk türkçe amerikalı üniversitede bir Türk öğrenciden türkçe öğrenmiş hatırladığı kadar biraz türkçe ingilizce konuştuk Istanbula gitmiş 10 gün kalmış çok beğenmiş tabii Istanbul beğenmeyen mi var. Sadece içinde olmak zor. Onunla mayoları giyip plaja gitmek için sözleştik, yerlilerin festivali varmış. Bu arada öğlen oldu, sahilde olan festival öğlen bitmiş öğleden sonra Plazada devsm edecekmiş.  kanolarla geçilen küçük adaya geçip orada biraz yüzmeye karar verdik.

Güzel bir plaj Brezilyanın karayipleri deniyor. Tabii nerde Akdeniz plajları.Daha sonra gösterilere yetişmek için hostele dönüp toplantı yerine gittik, Brezilyada çok yaygın olan sokak lokantalarında öğlen yemeği için bir şeyler yedik. Sırayla futbol ip çekmece gibi yarışlar vardı.

ama hava oldukça sıcaklığını hissettiriyordu. Pes etim telefon için chip kart almaya karar verdim süper markette satılıyormuş süper markette sorduğumda benden Brezilya kimliği istediler alamadım iyice sinir oldum.Bana mı denk geliyor bilmiyorum. Tüm umutsuzluğumla hostele gittim. doğum günümdü yalnızdım.  hostelde Wifi iyi çalışmıyordu her şeye sinir oldum ağladıktan sonra uyumuşum sabah 09:00 gibi gözlerimi açtım. Yaklaşık 14 saat uyumuşum. Uzun süreli seyahatlerde sinirlerini kontrol etmek zor bir şey farketmiyor sürekli tatil olsan da sorun olacsk şeyler hep oluyor. Değişmek istiyorum ama değişemiyordum.

2. Gün

Sabah kahvaltıya gittiğimde orta yaşlı bir brrezilyalı bayan tapioca yapuyordu bana da yapmam için tapioca verdi ve  beraber yaptık oldukça kolaymış bir kaç dakikada hazırdı. Daha sonra adadaki plaja gideceğini söyledi ve Plajda  fotoğraf sattığını belirtti.  Çokanlıyamadım daha sonra telefonundaki videoları gösterdi karnaval videoları bazıları ilgi duruyormuş o da watsup aracılığıyla yolluyor ne kadar aldığını bilmiyorum çok yaratıcı geldi.

Bugünü fazla yorulmadan kendi halimde geçirmek istedim yanımda birileri olunca ona uyum sağlamaya çalışmak beni yoruyordu. Öğlene kadar yağmur yağdı, kahvaltıdan sonra bazı günlüklerini yazmaya devam edip hamakda dinlendim daha sonra yakındaki ırmak kenarına gidip yüzdüm. Bir ara gidip sokak temekçiletinden karides çorbası alıp yedim içinde karides pazı gibi bir sebze ama bitirene kadar canım çıktı hiç lezzet yok ayrıca karışımlar çok alaka. Tekra sahilde oyalayıp hostele döndüm.

Hostele vardığımda Rio de Jenerio’lu bayan bana telefon için chip almak için yardım önerdi. Süper markete vardığımızda kapanmıştı. Yolda başka bir hostel bakalım dedik çok kötü bir yer için 50 Real istediler. En iyisi hostelde devam etmek. Orada oyalandık akşam için yumurta almıştım ancak saat akşam 09:00 da hostele vardık peynirli yumurta yaptım. Sonra da odaya gittim. Biraz uykuya dalmışım fısıldıyor duydum gözümü açtığımda bugün gelen genç erkek ile Sau Paulo dan genç ile sarmaş dolaş yatarken buldum. Brezilyada gayet muhabbeti oldukça fazla nedense toleransı az heralde birlikte yatmak istiyorlarsa özel oda alabilirler. Hostellerde sadece Brezilyada rastladım. Dışarı çıkıp bir saat günlüğümü yazarak oyalandım. Döndüğümde genç benim üzerimdeki yerine geçmişti. Sonra sabaha kadar uyumuşum.

3.Gün

Kahvaltıda oda arkadaşlarımla konuştuk onlar birgün önce Floresta Encantada diye bir tura gitmişler bana önerdiler. Bu arada yatağımın üzerinde oda arkadaşlarım tarafından konduğunu tahmin ettiğim şekerleme vardı. Bana hediye ettiklerini söylediler. Kahvaltıdan sonra 10:00 gibi hep birlikte çıktık önce süper markete gidip bana telefon için chip aldık. Daha sonra ben teknelerin kalktığı yere gidip Floresta Encantada için tur sordum. Toplam 100 real istiyorlar ama en az 4 kişi olup paylaşmak için beklemeye başladım. Daha 5 dakika olmadan bir İtalyan çift bir kız çocuklarıyla geldiler. Hep birlikte küçük tekne ile yola çıktık. Yol çok uzun sürmedi yarım saate bir yere vardık. Oradan yerlilerin kullandığı kano ile doğal Floresta içinde ilerlemeye başladık.

Suyun üzerinde tüm ağaçların bitkilerin yansıması büyüleyici bir güzellikteydi. Kano yavaşça ağaçların arasından süzülürken ağaçların hışırtısı, kuşların sesleri tüm doğayı bütünlüyordu. Yarım saatte bir kıyıya varıyoruz orada yüzme molası veriliyor.

Kendimizi serin sulara bırakıyoruz.

Sanırım bir saat sonra dönüşe geçtik tekneyi bıraktığımız yerde buluyoruz. Kano için toplam 30 Real veriliyor. Benden 5 real alıyorlar. Dönüşte tekne bizi adanın olduğu yere bırakıyor saat 17:30 da almak için geleceğini söylüyor. Öğleden sonraya yüzerek geçiriyorum. Kıyıda açık Wifi bulunca internete girip facebookda fotoğraf yüklüyorum. Daha sonra 150 tane doğum günü mesajımı tek tek okuyorum.özel yazılanlara cevap yazıyorum. çogunluğuna teşekkür mesajı en sonunda bir çoğunu beğenerek kapatıyorum. Dönüşte bir gün sonra tün gün trilya turuna gitmek için anlaşıyoruz tanıdıkları brezilyalı 3 kişi daha varmış kişi başı 90 real ayrıca rehber yaklaşık 20 Real ve yemek 20 Real, neyse tüm günü değerlendireyim diyorum. Sabah saat 08:00 için anlattıktan sonra süper markete gidip tapioca ve ananas alıyorum. Hostele vardığımda wifinin yapıldığını duyunca seviniyorum. Sonra tapioca denemeye çalışıyorum 1.deneme yanıyor 2.denemede bir bayanı yardıma çağırıyorum.beraber yapmaya çalışıyoruz yine yanıyor sonra pakete bakıyoruz ki bana nişasta gibi bir şey satmışlar bayanın tapiocası varmış bana veriyor beraber yapıyoruz sonra onun için de yapıyorum. Ben çikolata ve ananas diğerini de peynirle yiyorum. Bugün de bitiyor.

4. Gün

Sabah erkenden uyanıp tura gitmek için hazırlandım. Kahvaltı 08:00 de başlıyormuş hazırlandığı kadarıyla sandviç hazırlayıp kahveden bir kaç yudum alıp iskeleyedoğru koşturmaya başladım. Oraya vardığımda kıyı ıssız dükkanlar ve seyyar satıcılar tezgahını açmamıştı. Önce hay allah bir kaç dakika ile kaçırdım diye düşündüm. Sonra bizim kayıkçıyı tekneyle uğraşırken gördüm sanki yeni gelmiş günü ağırdan alıyordu. Bizim turu ve gruptan haberi olup olmadığını sordum, saat 08:30 A kadar gelirler dedi bir gün önce 08:00 de çıkalım diyen adam bir anda turun 08:30 da olduğunu söylüyordu daha sonra kendime gölge bir köşe seçip beklemeye başladım bu arada tek tük hareketlenme başladı. 08:30 A doğru İtalyan aile gayet sakin adımlarla iskeleye ulaştı. Diğer grubun hostelde kahvaltı 08:00 de başladığı için 08:30 da geleceklerini söyledi. Saat 08:40 gibi brezilyalılar kendi aralarında sohbet ederek vardılar. Oyalanmadan yola çıktık. Yol çok uzunmuş teknede küçük böyle uzun bir yol içün daha büyük bir ekte seçmek daha mantıklıymış. Bir saat sonra bir yerleşime ulaştık orada inip bir eve kadar yürüdük. Bir imalathane plastik malzemeden top, terlik gibi bir şeyler yapıyorlar. Hammadde doğal, bahçede yer alan ağaçlardan alınıyor. Ağaçta  bıçak ile ince derin çizgiler oluşturuluyor binince olduklarına ağacın beya süt gibi rehinesi altta yerleştirilen kaba akıyor. Lateks hammaddesi. Ayrıca hediyelik satış bölümleri var. Kalem ajanda top terlik bardak altlıkları vb.


Benim alışverişe hiç ilgim olmadığı için pek ilgilenmedi. Ama alanlar oldu. Oradan ayrılıp tekrar yola çıktık, bir saat sonra yürüyüş yapacağımız yerleşime geldik.

Yerleşimin adı Comunidade  do Jacara, oraya vardılar sonra rehber yarım saat gelmeyince palmiye yapraklarını yanyana koyup süper örgüsü yapan adamları seyrettim bir iki deneme yaptım oluyor ama yavaş. Bu arada rehber geldi hemen konuya girdi, 5 kişiden fazla olunca adam başı 20 Real dedi, ben sabahtan gerilimli başlayınca hemen itiraz ettim.

Sonunda kabul ettik yürümeye başladık saat 11 oldu ve öğlen sıcağı başladı ağaçların arasında boğuk sıcakta yürüyoruz tüm Floresta 24 yıl önce başlamış daha önce sadece büyük ağaçlar varmış. Yer yer Tarzan sarmaşıkları yer yer palmiye ağaçları ve değişik sarmaşıklar ağaçların arasını kaplanmıştı. Aralıklarla 200 yaşında dev gövdeye sahip ağaçlarla karşılaşıyorduk.

Brezilyalılar sürekli konuşuyordu bazen doğayı dinlemek bile mümkün olamadı. Yürüyüşün bitmesine bir saat kala dev bir ağacın yanına vardık. Burayı dinlenme yeti olarak organize etmişler tahta banklar var. Biz vardığımızda başka bir grup vardı grubun tamamı yabancı, 2 kişiyi daha önce Barrerinhas’dan la casa de Professor hostelinden tanıyordum diğerini de Belém  Santarem arası gemiden. Bu arada bir düşme sesi geldi, yabancılardan birisi sarmaşıklara asılmak istemiş sarmaşık üsten kesik olduğu için düşmüş. Tur  rehberi rehberi ile konuşuyoruz daha çok Tibet rahip havası var saçları uzun alnın ortasından geçip kafasını çevreleyen bir bant taşıyordu, bileğinde taşıdığı bileklikler göz kamaştırıyordu.

Konuşmaya başladık nereli olduğumu sordu ben Türkiye’den diye cevaplayınca 4 yıl önce fotoğrafçı bir Türk için rehberlik yaptığını söyledi. Ben de ilk Türk bayan olduğumu belirttim espri yaparak.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s